11 Eylül 2010 Cumartesi

Dana'nın Kuyruğu Kopuyor


Aslında niyetim iki ayrı yazı yazmaktı ama dünkü maçların kalitesizliğini gördükten sonra ayrı bir paragraf açmanın manası olmadığına karar verdim. Tek gördüğüm şey Navarro'nu ne kadar çirkef bir oyuncu olduğuna bir kez daha canlı şahit olmamdı. Kabul ediyorum inanılmaz yetenekli bir oyuncu, ama şu Oscar'lık aldatmacaları yapmasa daha iyi olacak. Bir iki derken kabak tadı veriyor, bir yerden sonra. Neyse sürpriz yok Arjantin - İspanya 5.lik mücadelesi yapacak. 

Gelelim bugüne, ABD - Litvanya maçı ile ilgili bir önceki yazıda bir takım değerlendirmelerde bulunduk. Tahminim ABD2nin kısalara baskıyı tutarak Litvanya'nın içeriye top geçirmesini ya da rahat pas trafiği yapmasını engelleyeceği yönünde. Zaten Arjantin maçı yanıltmasın, Delininkaitis,Jasaitis hatta Pocius gbi oyuncular kariyelerinin en iyi milli maçlarından birini oynadılar. Bunda Arjantin'in fiziki olarak tükenmiş olmasının ve savuma yapamamasının da etkisi vardı. Bugün bu kadar rahat olmaz ve bizim bildiğimiz oyunlarına geri dönerler diye düşünüyorum. ABD'nin de Litvanya'yı Rusya'dan daha fazla ciddiye alacağını düşünürsek, ABD'nin rahatça turu geçip finale kalacağını düşünüyorum.

Bizim maç sanırım turnuvanın en heyecanlı maçlarından biri olacak. Bizi çok iyi tanıyan bir ekiple oynuyoruz. Coach bazında birbirini çok iyi tanıyan iki coach'un mücadelesi olacak. 2006'dan beri hemen hemen her ortamda karşımıza çıkan Sırpları bu kez yenmek istiyoruz. Bu elbette kolay olmayacak ama. Teodosic Sırp takımının en önemli oyuncusu, hatta Teodosic ve Krstic desek daha doğru olur. Bu iki oyuncuyu iyi tuttuğumuz anda Sırp takımının alışılmış düzenini bozarız. Ama bu yeterli olur mu bilemem, zira Keselj, Velickovic, Savanaovic, Perovic hatta zaman zaman Rasic ve Bjelica sahne alabiliyor. Potansiyelli bir takımlar. Genç olmaları istikrar açısından zaman zaman sorun yaratsa da, tüm oyuncuları inanılmz potansiyelli. Bu potansiyelin hangi maçta patlayacağını bilemiyorsunuz. O yüzden işimiz çok kolay olmayacaktır. Bizim için en önemli şey kısalara uygulayacağımız baskı olacak. Pota altında biz onlara biraz daha üstün geliyoruz, ancak onların uzun oyuncularının dış şutta atabiliyor olması bize savunmada ters gelecektir. Alan savunmasını bugüne kadar yaptığımızın en iyisi olarak yapmamız lazım. Tekrar söylüyorum, Teodosic üzerine getireceğimiz baskı oyun planlarını sekteye uğratacaktır biraz, Krstic'i de belli bir seviyenin altında tutarsak rahatlarız. 
Bizim hücum performansımıza her zaman bu kadar yüzdeli girmez diye yaklaşabiliriz. Ama Slovenya maçında gözden kaçan şey 24 asist yaptığımız. Yani topu çeviriyoruz, en müsait durumda olan adamı bulana kadar hücum bitmiyor. Böyle olunca da yüzdeniz artıyor zaten doğal olarak. Bugün de buna benzer hücum edeceğimizi düşünüyorum. Bir önemli konu da taraftar konusu. Tamam Sırplar bu tip ortamlara çok yabancı değiller ama , Türkiye'de ki ortam bambaşka. Ben böyle bir taraftardan etkilenmeyecekl basketbolcu ya da hakem tanımıyorum. Teodosic'in hocasıyla yaşadığı sorunlar final serisinde etkiliydi ama , OAKA atmosferinde nasıl dağıldığını gördük. O atmosferden çok da farklı olmayacaktır. Çeyrek final maçındakinden daha da ateşli bir atmosfer olacak. 

Sonuçta her zaman dediğim, haydi çocuklar attığınız sayı, tuttuğunuz ribaund olsun. Buraya kadar geldik, devamını da getirelim.

Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...