cemal nalga etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cemal nalga etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ocak 2010 Cuma

Hukuk Bunun Neresinde


Tahkim kurulunun forma skandalı ile ilgili verdiği kararların saçmalığına değinmiştik. Olayın etayı çıktıkça dehşete kapılmaya devam ediyorum ben. Olayın en mağdur ismi olan Tufan Ersöz olayda en ağır cezayı alan adam oldu. Neden derseniz açıklayalım hemen.

1111 sayılı Askerlik Kanunun 35/E Maddesinin 6. Başlığı A bölümünde geçen ifadeyi doğrudan aktarıyorum

"6. Diğer Hususlar;

a. Bir defada 3 aydan fazla hak mahrumiyeti alan sporcuların sevk tehirleri derhal iptal edilir ve bunlar hakkında bir daha sevk tehiri teklifi yapılamaz."


Şimdi Tahkim Kurulu cezaları onarken ilginç bir değişiklik yapmış. Cemal Nalga'nın - ki kendisi olayda Tufan'dan daha fazla sorumluluk sahibidir, cezasını 2 yıl müsabakalardan men şekline çevirmiştir. Hemen dönüyoruz Tahkimin 18 Aralık'ta aldığı bir başka karara.


" Basketbol Federasyonu Tahkim Kurulu, doping kontrolü sırasında alınan örneklerinde yasaklanmış maddeler sınıfındaki "Cathine" maddesi bulunduğu için "1 yıl hak mahrumiyeti" cezası alan Efes Pilsenli basketbolcu Kerem Gönlüm'ün cezasını "1 yıl müsabakalardan men" olarak karara bağladı."


Sonra da Tufan'ın cezasının "4 ay hak mahrumiyeti " olarak onadılar cezasını.


Şimdi hep diyorum ben hukukçu değilim, ama salak da değilim. Neticede Hukuk bile olsa bir mantığı vardır. Şimdi formasının giyildiğinden haberi bile olamayan, Cemal sahaya çıkınca bunu farkeden, hepsini geçtim Cemal2in o maçlarda oynamasının yasak olduğunu bile bilmeyen Tufan'a bu cezayı verirken , Gene yukarıdaki sebeplere istinaden 2 sene ceza verdiğiniz Cemal'in cezasını müsabakadan men'e çevirdiniz.


Kerem Gönlüm, doping gibi yüz kızartıcı ve sporda çok ciddi suç teşkil eden bir eyleme katılmışken Müsabakadan men cezası alırken, Tufan'ın günahı ne.


Tufan'a 4 ay ceza verdik canım, en az ceza onda diye akıllılık yapanlara da önerim , o hak mahrumiyeti iabresi yüzünden Tufan'ın 15 ay askerlik yapması gerekiyor. Yani 4 değil 19 ay ceza verdiniz . Üstelik 4 ay hak mahrumiyeti olduğu için Cemal gibi gidip yurtdışında bir takımda oynama şansı da yok.



Yani bazen bu ülkede bilirkişi sıfatıyla bir takım koltuklarda oturanların yeterliliğinden çok ciddi şüphe ediyorum. Ben şu kıt aklımla bile, 10 dakika internette arama yaparak bu bilgilere ulaşıp muhakemesini kurup yorum getirebiliyorken, 1,5 aydır bir şekilde ertelenen bir karar da ,bu kadar çok hukuk skandalına imza atabilmekte ayrı bir maharet olsa gerekir.

Nalga'ya Devam

Beklenen oldu - 5 puanlık ceza da kaldırıldı. Tamam ben Fenerbahçe'liyim. Ama körün gözüne sokar gibi yapılan şeyleri de görmeyecek değiliz. Bir bakalım skandal ortaya çıktığından beri neler olmuş.

- GS yöneticileri , bu rezilliğe göz yumamayız diye istifa etmişler. Sonra bir tanesi el altından diğeri ise icat edilen özel bir görevle yerlerine geri döndüler ama olsun. Sıcağı sıcağına istifa edip , ahlak timsali oldular ya yeter.

- Yöneticilerin gerekirse ligden çekiliriz naraları havada kaldı. Fakay medya nedense bu skandala imza atan isimleri anında görevden aldı diye plaket verecekti nerdeyse yöneticilere.

- Federasyon'un verdiği cezaları değerlendirmek bana düşmez,hukukçu değilim çünkü ama ortada iki tane suç var. Biri cezalı oyuncuyu oynatmak suçu, diğeri de oyuncunun cezasını doldurduğunu ispatlamak için evrakta sahtecilik yapmak suçu. Federasyon ilk bölüm için cezayı Cemal'in oynadığı tüm maçlarda takımı hükmen mağlup sayarak verdi. İkinci bölüm için verdiği cezanın hukuki dayanağı yok diye iptal edildi. Yahu resmi evrakta sahtecilik yaptı diye, daha dün 4 federasyona resmi soruşturma açmadınız mı diye sorasım geldi. Herhalde Kürek Federasyonu ile Basketbol Federasyonu'nun tabi olduğu kanunlar farklı. Resmen bu skandalı kişilere yıktınız, yani yarın öbür gün birinden alacaklı olsanız, adam da size ben senin paranı ödeyecektim ama Ahmet bütün parayı batırdı ödeyemiyorum des ne olacak. Mahkemeye vereceksiniz şirketin sorumluluğudur diye karar çıkacak. Ama nedense kendi bünyesinden çıkan antetli kağıtlarda ve kulüp mührü ile onaylanmış resmi belgelerde sahtekarlık yaparken , tüzel kişiliğin hiçbir sorumluluğu yok. Burdan da bunu anladık.

- Şimdi bütün bu yaşanalardan sonra X bir takım cezalı oyuncu oynatı sahte belge gönderse federasyona, hatta üstüne o kulübün seyircisi de sahaya dalsa , ne de olsa alacağım en fazla 2 maç seyircisiz ceza, adamın oynadığı maçlarda hükmen mağlubiyet alırım, sonra sen sağ ben selamet dese haksız mıdır sayın Federasyon. Bunu yapan bir takıma hangi yüzle ceza verebileceksiniz onu merak ediyorum cidden...

Yani şu ülkede ne olursa olsun büyük camia kollanır olayından nefret ettiğim kadar başka bir şeyden nefret etmiyorum. İkinci konu da Ülker'in bu ülke basketboluna cidden katkı mı verdiği zarar mı verdiği yönünde ama onu ayrı bir yazı olarak ele almak lazım. Sadece merak ettiğim tek soru var. Bu yaşananları Erdemirspor ya da Bornova Belediyespor yapsa bu kadar rahat ceza kaldıracaklar mıydı acaba ?

24 Kasım 2009 Salı

Yılın Esprisi

Malum 2009 yılı sona ermek üzere. Önümüzdeki ay içerisinde bir sürü almanakvari zımbırtı çıkar ortaya,yılın en güzel hedesi hödösü gibilerinden diyelim. Ancak bu sabah Radyospor'a konuşan Mehmet Cansun açık ara yılın en komik esprisini yapmıştır tarafımca. Cem Yılmaz halt etmiş yanında yani...Bakın ne demiş Sayın Cansun

"Yerinde bir karar. Yapılan hadise belli. Bu cezaların da verilmesi gayet doğal. Ama bence anormal olan bu olayın kendisi. Yani böyle bir şeyin olabilimesi bana göre şaka gibi bir hadise. Burada iki ihtimal var, bir tanesi Galatasaray kulübüne karşı yapılmış bir senaryo veya komplo olabilir. İkincisi Galatasaray kulübüne karşı yapılmadıysa bugünkü yönetimine karşı yapılmış bir olay olabilir. Bunu normal sıradan bir yanlışlık veyahut da yanlış değerlendirilerek bir yanlışlık olduğuna ben inanmıyorum.

"Adam sizi şikayet ediyor çünkü Oyak Renault baktığınız vakit bir Fenerbahçe, Beşiktaş, Karşıyaka değil. Bu takım, bu kulühp yetkilileri eğer ellerinde böyle bir bilgi gelmediyse, sufle edilmediyse ne işi var Cemal Nalga'yı Federasyon'a şikayet etmeleriyle. Buna rağmen aynı şekilde olay devam ediyor ve düşünün ki iki aya yakın bir süre 1.5 aydan fazla bir süre bu olay devam ediyor. ne bir belge, fotoğraf, çekilmiş video kamerası ne tv'de bir görüntü var. Çünkü oynanan maçlar burada Türk basınında bir veya iki satır ya çıkmıştır ya da çıkmamıştır. Hiç bir kıymeti olmayan maçlar. Kimse bilmiyor. Galatasaray - Fenerbahçe maçı oynanıyor. Fenerbahçe mağlup oluyor 24 saat sonra bütün gazete ve televizyonlarda, federasyonun elinde herkeste her türlü belge var. Fotoğraflar var, çekilmiş olan videolar var. Filmler her şey var. Peki bunlar neredeydi iki ay.

Yani şu rezaleti bile , komploya bağlama başarısını gösterdiği için kendisini tebrik ediyorum ben...Ayrıca bir basketbolsever olarak, OYAK Renault kulübüne yönelik sarfettiği sözler nedeniyle kınıyorum kendisini. Bir de büyüklük mevzusunda kendisine tavsiyem, OYAK'ın ne demek olduğuna bir daha bakması yönünde olacaktır. Ne diyelim sayın Cansun bizi güldürdü, allah da onu güldürsün bol bol...

Ayıkla Pirincin Taşını

Malum skandal sonrası, açıklama açıklama üstüne geliyor. Benim tuhafıma giden iki açıklama var ama. Biri Tufan'ın, biri de Cemal'in...Şimdi oldu ki gazeteci arkadaşlar bu açıklamaları uydurduysa -ki Tufan'ın röportajı NTVSPOR'da videosu bile var o uydurma olamaz. Zaten böyle bir şey olsa resmi site aracılığı ile yalanlama da gelirdi bence...Buyrun pirincin taşını ayıklamaya

Cemal Nalga'ya kulak verelim önce Habertürk'e verdiği röportajda ne demiş bakın:

"Soyunma odasında konunun ciddiyetinin farkında değildik. Takım arkadaşlarımla olay üzerine türlü türlü espriler yaptık. Ben Tufan’a oranla çok daha uzun ve iri olduğum için ‘O forma sana küçük gelmez mi? Üzerinde nasıl duracak?” diye takıldılar. Formanın asli sahibi Tufan’ın tepkisi ise ‘Oğlum sakın diskalifiye olup beni de yakma’ oldu. Zaten bu cümleden bile sonrasında başımıza neler geleceğinden haberdar olmadığımız net biçimde ortaya çıkıyor. Keşke o formayı giymeden önce beni bir uyaran olsaydı da başımıza tüm bunlar gelmeseydi."

Şimdi de mikrofonlarımızı Tufan Ersöz'e uzatıyoruz o da NTVSPOR'a ne demiş bakın :

"Ne yazıkki benim için çok büyük üzüntü verici bir durum. Ancak yaşanan olayla ilgili uzaktan yakından bir bağlantım yok. Olayla ilgili formada ismim yazması dışnda en ufak bağlantım yok. Ben oradaki 2 maçta da sakattım ve oynamadım. Formamın kullanılıdığı hakkında haberim ve onayım olmadı. Maçla alakalı resmi bir evrak görmüşlüğüm de yok. O maçların kağıtlarında ismim geçtiğini ben de sizden öğrendim, hiç bilgim olmadı"

Şimdi sadece kalınlaştırdığım kısımlara bakın, gerisini boşverin. Ben ilk başta ikisine de ceza verilmesine karşıydım, ama eğer federasyon bu gerekçe ile ceza veriyorsa, o gün sahaya çıkan herkese ceza vermelidir. Tufan için de söyleyecek söz bulamıyorum, kendisi beğenerek izlediğim basketbolculardan biridir. Çıkıp delikanlı gibi söyle, ben de soyunma odasındaydım hatta işi böyle dalgaya bile vurduk de. Haberim bile yoktu ki bilmem ne diye konuşmak yakışmamış Tufan'a. Son olarak da biz bu cezalara itiraz edeceğiz diyen Sayın Mehmet Helvacı'ya selamlarımı iletip, sıcağı sıcağına yaptığı açıklamada ki "Ne karar çıkarsa çıksın biz saygılıyız, kabulleniriz. Bu rezaletin izahı, affı yok" minvalinde söylediği sözleri hatırlatıyorum kendisine. Etik duruşları ceza açıklanana kadarmış sanırım. Bir de lazım olursa diye şunu öneriyorum kendisine bir göz gezdirsin...

22 Kasım 2009 Pazar

Bu Nasıl Ceza ?

Önce verilen cezaları yazalım...

Galatasaray Yönetim Kurulu Üyeliği'nden istifa eden Yiğit Şardan'a 6 ay hak mahrumiyeti ve 10 bin TL para cezası,

- Galatasaray Cafe Crown yardımcı antrenörü Mert Uyguç'a 2 yıl ve 10 bin TL para cezası,

- Galatasaray Cafe Crown Teknik Direktörü Okan Çevik'e 3 yıl hak mahrumiyeti ve 10 bin TL,

Galatasaray Cafe Crown Teknik Danışmanı Koray Mincinozlu'ya 2 yıl hak mahrumiyeti ve 5 bin TL para cezası,

- TBF Disiplin Kurulu, Cemal Nalga'ya ise 2 yıl hak mahrumiyeti ve 10 bin TL para cezası,

- Galatasaray Cafe Crown'a Fenerbahçe Ülker ile oynanan maçta çıkan olaylardan dolayı 4 maç seyircisiz oynama cezası,

- Galatasaray Cafe Crown oyuncusu Tufan Ersöz'e 4 ay hak mahrumiyeti, 5 bin TL para cezası,

- Fenerbahçe Ülker forması giyen Kinsey'e 2 maç men ve 3 bin TL para cezası verildi.

Ayrıca kupada oynadığı tüm maçlarda hükmen yenik sayıldı ve kupadan elendi...Yerine Mersin BŞB. 8'l finallere yükseldi.

Şimdi verilen cezalara elli tane yorum yapan çıkar, derdim o değil... Cemal Nalga'ya hangi gerekçe ile ceza verildi merak ediyorum, onu da geçtim Tufan'ı hangi akla mantıkla cezalandırdılar. Yahu adam Almanya'da bile değil sakatlığından dolayı... Hadi o mantıktan gidelim, bütün takıma ceza verin yahu hepsi biliyor 7 numaralı formayla Cemal'in oynadığını. Böyle saçma bir ceza hayatımda görmedim...

Fenerbahçe - Efes Pilsen maçından sonra çıkan olaylara haklı olarak 5 maç verdi federasyon. E GS - Fenerbahçe maçında çıkan olayların ondan ne farkı var. Orada niye 4 maç...Fenerbahçe maçında kendisine saldıran taraftara tekme attı Kaya. Nefs-i müdafaa di mi adama saldırı var neticede... Peki Sinan Güler ve Mario Kasun'a herhangi bir saldırı yokken, soyunma odasına doğru kaçarken, yerde Kaya ile birlikte olan taraftara attıkları tekmeler ne olacak. Şimdi kalkıp Kinsey'e olayla alakası olmayan birine yumruk attı diye 2 maç veriyosun, o zaman Sinan ve Kasun'a neden ceza vermedin demezler mi adama...Federasyon eyyamcılığın üst sınırlarında dolanmaktan başka bir şey yapmıyor. Tez zamanda, başımızdaki bu musallatın Türk basketbolundan defolmasını diliyorum ben....

Galatasaray yönetiminin ne yapacağını merak ediyorum, gerçi geçmişte olan hileleri falan da kouştuk burada ama bu olayda yönetim en azından hızlı reaksiyon verdi takdir etmek lazım. Şu kararın ardından ligde oynamak onlara bir şey katmayacaktır zaten. Ben ligden çekilme kararı alacaklarını düşünüyorum ki bu şekilde ciddi zarar gören Galatasaray ismini biraz temizlerler...

Galatasaray Düşürüldü Mü ?


Federasyonun kararını açıklamasına saatler var, dedikodular Galatasaray'ın ligden düşürüldüğü şeklinde, eğer cidden federasyon bu kararı alabiliyorsa bu basketbolumuz için milad sayılacak bir karar olur...

20 Kasım 2009 Cuma

RezillikTürkiye'yi Aştı


Cemal Nalga olayı sınırlarımızı aştı maalesef. Hep söyledik basketbol camiası çok küçük bir camiadır diye, dün olayın Avrupa'nın belli başlı sitelerine yayılmasıyla, benim msn'im de ışıklı reklam panosuna döndü akşam saatlerinde. Yani şu rezilliği bile "Milli Duygularım Kabardı" gibi , Cem Yılmaz repliği tadında savunanları gördükten sonra az bile gelmiş başımıza diyesim geldi. Aşağıda ilgili sitelerin linki mevcut. Şu sitelerde farklı şekillerde yer almayı tercih ederdim cidden.

SoloBasket (İtalya)

TalkBasket.net

KrepSinis (Litvanya)

EuroBasket

SuperBasket (Yunanistan)

InterBasket


19 Kasım 2009 Perşembe

Şimdi Ne Olacak ?

Sabahtan beri her yerim Cemal Nalga oldu valla. Elli tane program izleyip, kişi dinledim. Hukukçu değilim, hee allaha şükür üniversitede hukuk eğitimi aldık ama. Yani açıp da bir Disiplin Yönetmeliği'ni okuyunca, hangi kapsama neyin girdiğini çözebiliyoruz. Ama devam eden bir soruşturmada bunu yazmak bana düşmez. Şimdi ortada isnat edilen bir suç var. Bu suçun tarafları savunmalarını verecek, bizlerin o savunmalarda neler yazdığını bilmemize şu aşamada imkan yok zaten. O yüzden hukukçu kesilip, şu maddeye girer bu suç, düşürülmesi lazım GS'nin vs. gibi konuşmayı saçma buluyorum. Çünkü o savunmada söylenilen ifadeler, o maddeleri gece - gündüz gibi farklı kılabilir. Suçun tanımını değiştirebilir her şey olur..


Aklımın almadığı tek bir nokta var. Sabah Murat Didin için kendince haklı demiştim, şimdi düşünüyorum da, Didin'in oğlunun bile gördüğü bir sahtekarlığı kendisi nasıl görmez. Hani Cemal hakem kararıyla ihraç oldu, 1-2 maç ceza aldı gibi basit bir durum olsa haberleri yok diyeceğim. Yahu bu adam yumruk yumruğa kavga etti diğer oyuncuyla, onu geçtim o maçtan, bir maç önce de kavga ettiği için 2 teknik faulle dışarı atılmıştı. Esasen aldığı ceza 8 maçtı ama 5'e indirmişlerdi zaten. Yani bu derece büyük bir olaydan haberinin olmaması imkansız coachun. Hani yardımcısı Alman olsa anlarım, yardımcısı da Türk ve Tufan Ersöz'ün kim olduğunu da gayet iyi biliyordur. Kenarda istatistik kağıdına bakarken hiç mi farketmedin yahu... Aynı şeyler Tolga Öngören için de geçerli . Takımınızın yeni salonunun açılışı münasebetiyle maç yapılıyor , 8500 kişi var salonda. Hani bu adamların FB-GS maçında bile zor görüdkleri kadar bir seyirci hazırlık maçında. Haliyle ona göre bir ciddiyet hakimdir o maça...Sevgili Tolga Öngören'de mi farkına varmamış acaba bunu da merak ediyorum. Tüm bunların yanında bir de federasyonun ihmaleri var ki, bugüne kadar ki vukuatlarını toplasam Brezilya dizisi olur. Neyse Can Barslan'ın çizimine sağlık olayı gayet güzel özetlemiş...




Yozlaşmanın Bu Kadarı

Yazsam mı , yazmasam mı diye çok düşündüm. Gerçi olay ciddi bir soruşturma altındayken çok da detayına inmek doğru olmaz, 1 hafta içerisinde her şey ortaya çıkar. Basketbol gibi elit tabir edilen bir sporda nasıl bu kadar yozlaştık onu anlamıyorum ben. Olayın taraflarına bakıyorum Koray Hoca olsun , Okan Hoca olsun basketbol adamlıklarını bir kenara bırakın, toplum içerisinde iyi eğitim görmüş saygın kişiler kıvamında insanlardır. Onların böyle bir rezalete nasıl sebep olduklarını ben hala çözebilmiş değilim. Sahaya madde atmalar, küfür etmeler, saha içine girip oyuncuya saldırmalar derken ahlaksızlık bu sefer yönetim boyutuna da sıçradı. Şimdi bakıyorum bu genç yetenekli kardeşimiz (hani halen daha İzmir'de ki performansı gözümün önünde Cemal'in) n,iye bu işe girişsin. İdari kadro hangi mantıkla hazırlık maçında bu kardeşimizi oynatmıştır. Hayır zaten o maçların programı çok önceden belliydi, sırf cezasını doldursun ve böylece kupa maçında oynayabilsin diye, fazladan iki hazırlık maçı bile ayarladınız. Buna rağmen orada neden böyle bir sahtekarlıkla kendinizi de, oyuncuyu da ateşe attınız. Üç hazırlık maçı Bonn maçı 3500 kişiye , DB Skyliners maçı 1000 kişiye, Ludwigsburg da takımın salonunun açılış maçı olması sebebiyle 8500 evet yanlış okumadınız 8500 kişiye karşı bu sahtekarlığı yaptılar...İşin komiği DB Skyliners ve Ludwigsburg takımlarının coachları da Türk. Gerçi Murat Didin, sabah ben buna bakmıyorum ki, bu hazırlık maçı Cemal kaç numara giyiyor, Tufan kaç numara giyiyor bilemem ki demiş. O da haklı. Yani neresinden bakarsanız bakın hiç bir yerinde akıl, mantık vs. bulup izah edemeyeceğimiz bir hareket. Sorun GS'nin küme düşürülmesi değil, sorun teknik kadronun ya da oyuncunun bilmem kaç yıl ceza alması da değil. Sorun ceza almış bir oyuncuyu, hazırlık maçı gibi hiçbir manası olmayan bir maçta dahi böyle bir sahtekarlıkla sahaya sürecek kadar bizi yozlaştıran, sporun temelinden bizi uzaklaştıran şey ne...Sorun bunu bulmakta, bunu çözmekte
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...