3 Ekim 2014 Cuma

SIRBİSTAN : Dr. JEKYLL MI Mr. HYDE MI OLACAKLAR ?


Yazının başlığından da anlaşılacağı üzere Sırbistan iki farklı karakterde oynayan bir takım. ABD maçında gördüğümüz 3 çeyrek boyunca başa baş mücadele eden Sırbistan ile Çin ve Küba maçlarında gördüğümüz zaman zaman parlasalar da basit hatalar ile maçı kaybetme noktasına kadar getiren Sırbistan var. Alex Ferguson her ne kadar istatistikleri mini eteğe benzetse de basketbolda bu önerme pek geçerli olmuyor. Sırbistan takımı turnuvada en az top kaybı yaptığı maçta ABD takımına yenilmekten kurtulamadı. Bunun sebebi de basit, rakibinize 32 fazla ribaund veriyorsanız isterseniz 0 top kaybı ile oynayın gene de o maçı kazanamazsınız. ABD ve Angola maçları Sırbistan takımı için ölçü olmaması gereken maçlar. Mesela ABD maçındaki güzel performans neticesinde biz de Sırbistan'ın Çin'i rahat bir oyunla geçeceğini düşünerek maça gittik ama neredeyse maçı kaybediyorlardı. Sırbistan takımı çok potansiyelli oyunculardan oluşan bir takım, bu potansiyeli sahaya yansıtma konusunda sıkıntıları olduğu aşikar. Çin maçına konsantrasyon sorunu açıklaması getirsem bile Çeyrek Finale yükselme maçında aynı hataları Küba'ya karşı yapmış olmalarına bir açıklama getirmek zor. 


Sırbistan takımında göze çarpan iki şey var. Top getiren kısaya baskıyı çok iyi yapıyorlar. Tecrübesiz takımlar da bu işe yarıyor olsa da oyuncu kalitesi biraz daha üst olan takımların buna çözüm bulması çok zor değil. İkincisi de her eski Yugoslav ülkesinin fıtratında olduğu üzere, Sırbistan takımının da fıtratında tüm pozisyonlarda oynayan oyuncularının dış şut atabilme yeteneği olması var. ABD Fransa ya da Türkiye gibi dominant bir pivota sahip olmayan Sırplar bu açığı şut tehdidi ile kapatmaya çalışıyorlar. Ne Yovana Rad  ne de Milovanoviç , Nevriye, Griner ya da Gruda kadar pota altında dominant değiller fakat yüksek posttan ve üç sayı çizgisinin gerisinden yüzdeli şut atabiliyorlar. Zaman zaman kenardan gelen Aydukoviç'in de hücum gücü sınırlı. 

Kısa oyuncu konusunda Sırbistan'da yük temel olarak üç kişinin üstünde. Daboviç kardeşler ve Butuliya. Turnuva genelinde Daboviç kardeşlerin istikrarlı performansından söz edebiliriz. Butuliya ise ilk beş çıkıp rotasyonda 20 dk. civarı süre alsa da özellikle kenardan gelen  Radoçay'ın da katkısı da kritik noktada. Radoçay  Küba maçında oldukça etkisizdi ve Sırbistan bu yüzden çok zorlandı maçta. Her Yugoslav ekolünden gelen takım gibi Sırbistan'da set oyununda topu hızlıca çevirip boş oyuncudan şut bulabilen bir takım. Kısalar zaman zaman içeri penetre ederek savunma dengesini bozmaya çalışıyorlar. 


Sırbistan'ın güçlü yönlerine biraz vurgu yaptık ancak takımın diğer yüzüne de bakmakta fayda var. Düzen işlediği zaman Sırbistan tehlikeli takım. Düzenlerini bozmak ise çok zor değil. Çin maçında 19 top kaybı yaptılar bu kayıpların çoğu da kötü pas tercihi yapmaları veya iyi savunma ile bu tercihe zorlanmaları sonucu oldu. Yine aynı baskıyı yedikleri anlarda Küba maçında da saçma sapan top kayıpları yaptı Sırbistan. Çin ve Küba maçlarında rakiplerine 16-17 hücum ribaundu verdiler. Bu ribaundların bir kısmı yüksek post bölgesine seken toplar oldu. Küba ve Çin kısaları pivotların yetişemediği o noktada topladılar bunları. Her iki takımın kısalarının da özelliği çok hızlı oyuncular olmalarıydı. Işıl Alben'in en çok sevdiği toplar desek yanlış olmaz. Bizim hem bu seken topları alabilecek kısa oyuncularımız var hem de aynı ABD gibi pota altında Sırbistan'ı domine etme şansımız var. Nevriye ve Sanders ikilisinin performansı bu noktada belirleyici olacaktır. Milovanoviç ve Rad ikilisine, hem tecrübe hem de kalite olarak ağır basıyoruz bu pozisyonda. 

Daboviç kardeşlerden bu sene TKBL'de izleyeceğimiz isim olan  Ana Daboviç takımın en önemli skoreri. Ana'dan sonra ikinci sırada ise 4 ve 5 oynayabilen ama bir o kadar da etkili bir dış şutör olan, Işıl'ın bu seneki takım arkadaşlarından Yelena Milovanovic geliyor. Militsa Daboviç ise maç içinde çaktırmadan 10-12 sayı, 2-4 asist yapan birisi. Yine Butuliya ve Radoçay dikkat edilmesi gereken isimler.

Hem kadro hem de oyun olarak Sırbistan'dan daha iyi olduğumuz kesin. Maç içerisinde yaşadığımız tıkanıkları minimum seviyede tutabilirsek turu geçeriz. Her ne kadar çok zayıf bir rakibe karşı olsa da son maçta iyi oynayan Cansu, Tuğçe gibi isimlerden ekstra katkı almamız bizi daha da rahatlatacaktır.En önemli katkıyı ise taraftardan alması gerekiyor takımın. Kimseyi kandırmaya gerek yok, İstanbul'da asla Ankara'da ki gibi bir seyirci kitlesi olmayacak. Salona gelen herkesin takımı canla başla desteklemesi gerekiyor. Bu kadrodaki oyuncuların bir kısmı bir daha milli takım forması giymeyecek. Bugüne kadar ki başarılı performanslarının ödülü kendi seyircilerinin önünde boyunlarına takacakları bir madalya olmalıdır, bunu hak ediyorlar.

Sırbistan Dr. Jekyll mı olur Mr. Hyde mı olur onu bugün maçta göreceğiz ancak 12 Peri'nin gücü ile başa çıkabilmeleri çok kolay olmayacaktır. 


Not : Sırp oyuncuların isimleri özellikle okunması gerektiği gibi yazılmıştır. 

Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...