31 Ekim 2009 Cumartesi

Williams Kardeşler Finali

DOHA'da finalin adı Williams kardeşler oldu. Bugün oynanan yarı final maçlarında Serena Williams Caroline Wozniacki'yi , Venus Williams'da Jelena Jankovic'i yenerek finale çıkmayı başardı. Maçları izleyemediğim için çok bir yorumda bulunamayacağım ancak uzun süredir Williams kardeşleri finalde görmemiştik. Azılı bir Wozniacki fanı olarak elenmesine üzülmedim dersem yalan olur tabi o da ayrı konu...

Hido "The Sniper"

Şu istatistik konusunda Amerika'lıların eline kimse su dökemez. Hani nerdeyse "sahaya sağ ayakla adım atan oyuncuların içinde en istikrarlı şut yüzdesi olan" diye istatistik bile tutacaklar. Neyse konuya dahil istatistik bizi alakadar ediyor. Son 5 dakikaları kritik anlar diye nitelendirip 2001-2002 yılından bu yana yaklaşık 10.000 serbest atış üzerinden yapılan değerlendirme de, Hido 186 atışta 159 isabetle bu alanda ligin lideri oldu. 2001-2002'den bu yana baskı altında en iyi serbest atış atan oyuncu ünvanını da ekledi Hido. Ne diyelim eline sağlık Hido, Raptors'ta da devam...

30 Ekim 2009 Cuma

AcılarınTurnuvası

Son yılllarda sakatlığın bu kadar çok damga vurduğu bir sezon sonu turnuvası olmamıştı.Olayı kısa şöyle özetleyeyim. Dinara Safina ilk gün maçından sonra sakatlandığı için çekildi turnuvadan. Yerine 1. yedek sırada olan Vera Zvonareva geçti. O da dün akşam Wozniacki karşısında yaşadığı sakatlığın ardından gece geç saatlerde turnuvaya devam edemeyeceğini söyledi. Bunun üzerine 2. yedek Agnieszka Radwanska bugün korta çıktı. Wozniacki'nin Jankovic'e yenilmesi ile iyice kritik hale gelen maçta Radwanska final setinde 4-1 öndeyken Azarenka sakatlığı nedeniyle maçtan çekildi. Azarenka'nın en çok üzüldüğü şey herhalde 3-4 kez maç sayısı attığı ikinci seti,5-2'den vermesi olmuştur. Yarı finalde Serena Williams - Caroline Wozniacki , Venus Williams - Jelena Jankovic mücadeleleri olacak. Sakatlıktan uzak ve bol mücadeleli maçlar izleriz umarım...

Acıların Savaşında Galip Wozniacki


Uzun yıllardır tenis kortlarında görmediğimiz bir maç oldu Zvonareva - Wozniacki mücadelesi. Önce Zvonareva'nın burnu kanadı, oldukça uzun bir süre onu durdurmak için uğraştı Rus tenisçi.


Tam burun kanaması geçmişken bu sefer de ayak bileğinden bir sıkıntı yaşamaya başladı, herkes maçı tamamlayamayacak derken Zvonareva oyununa devam etti. Tam herkesin Wozniacki kazanıyor dediği anda muhteşem bir geri dönüşle 7-6 ikinci seti kazandı.



Sonra 3. sette Wozniacki'nin ayağındaki sakatlık kendisini iyice belli etmeye başladı. Öyleki setin son oyununda dışarı giden bir vuruşundan sonra, sinir krizi geçiren hastalar gibi kortun ortasına yığıldı bir anda Wozniacki...


Son 2-3 puanı acılar içerisinde de olsa almayı bildi ve grupta 2'de 2 yaparak yarı final için şansını arttırdı. Diğer grupta ise Serena William Elene Dementieva'yı da 2-0 ile geçerek 3'te 3 yaptı ve yarı final vizesini kaptı.



29 Ekim 2009 Perşembe

Rosberg Williams'a Veda Etti


Nico Rosberg Abu Dabi'den sonra Williams'dan ayrılacağını açıkladı. Bir süredir adı Brawn GP ile anılıyordu zaten. Bu açıklama ile birlikte dedikodular iyice alevlenmeye başlayacaktır. Brawn GP'nin de Rubens'in yerine Rosberg'i alması hiç de mantık dışı değil zaten. Bakalım ilerleyen günler ne gösterecek...

Güzel Başlangıç

Bayan takımlarımızın Euroleague'deki ilk gün performansları tatmin ediciydi. GS geçen yıl Eurocup finalinde yendiği Taranto'yu tekrar yenerken zorlanmadı. Katie Douglas'ın takıma ne zaman katılacağı netleşmedi henüz katılınca GS biraz daha rahatlayacak sanırım.

Fenerbahçe maçını canlı olarak salonda izledim, 3 çeyrek boyunca inanılmaz savunma yapan ve hücum eden bir Fenerbahçe vardı. Lotos takımı Alana Beard ve Tamika Catchings olmayınca cidden sıradan bir takım oluyor. Ancak ipleri biraz gevşetince o klasik Doğu Avrupa disiplini devreye giriyor ve farkı kapatıyorlar. Fenerbahçe tecrübesi ile maçı kazanmayı bildi. Haftalar ilerledikçe iki takımın da oyun sistemlerinin iyice oturacağını tahmin ediyorum ve Euroleague gruplarından çıkacaklarını düşünüyorum.

Safina'nın Hayalleri Yıkıldı


DOHA'nın en büyük hayal kırıklığını Dinara Safina yaşadı. Hedefi tekrar 1 numaraya yükselmek olan Safina dün akşam Jelena Jankovic karşısında sakatlanarak yarışmadan çekilmek zorunda kaldı. Henüz 2. oyunda bu talihsizliği yaşayan Safina gözyaşlarına hakim olamadı. Bu gelişmenin ardından ablası Venus'ü 2-1 yenen Serena Williams 2009 sezonunu 1. sırada tamamlamayı garantiledi. Günün bir diğer mücadelesinde ise Caroline Wozniacki ilk seti kaybetmesine karşın Victoria Azarenka karşısında 2-1 galip gelmeyi başardı.

Bu arada sakatlanan Safina yerine Vera Zvonareva'nın çağrılması bekleniyor. Eğer Zvonareva gelmezse Agnieszka Radwanska'nın çağrılması bekleniyor.

28 Ekim 2009 Çarşamba

Bayanlar Euroleague Heyecanı Başlıyor

Son 3 yıldır bayan basketbolu daha bir ilgiyle takip eder oldum. Oradaki mücadele bana daha bir güzel gelmeye başladı nedense, özellikle Euroleague maçlarından çok büyük keyif alıyorum. Bu sene de Euroleague'de iki takımla boy gösteriyoruz. Euroleague çeyrek finalinin gediklisi Fenerbahçe ile son 2 yıldır tekrar eski güzel günlerine dönme yolunda olan Galatasaray bu seneki temsilcilerimiz. Takımlarımızı derin derin incelemeye gerek yok Fenerbahçe çekirdek kadrosunu korudu zaten üzerine Penny Taylor ve Devran Tanaçan takviyesi yaptı. Galatasaray ise sakat Augustus'un boşluğunu Katie Douglas ile doldurmaya çalışacak. Leuchanka ve Vecerova ile pota altını domine etmek için uğraşırken de , Jia Perkins ile guard bölgesini rahatlatmaya çalışacaklar ki o bölgede bir de Nilay takviyesi var. Galatasaray'ın rakibi onlara yabancı değil geçen yıl Eurocup finalinde yendikleri Cras Basket Taranto , bence en büyük dezavantajları bugün futbol maçı olması ve maçlarını İpekçi'de oynayacak olmaları...Fenerbahçe ise yine EL gediklisi Lotos Gdyna ile oynayacak , takımı geçen yıldan tanıyoruz hatta ondan önceki yıldan da :) . Alana Beard Shameka Christon ve Ivana Matovic takımın temel taşları, yanlarına Avustralyalı guard Erin Philips'iş kattılar. Onların en büyük sıkıntısı Alana Beard'ın takıma 3 Kasım'da katılacak olmasından dolayı bugün olmaması. Bir de geçen yıl inanılmaz katkı veren Tamika Catchings'i bu yıl için ikna edebilirler mi bilmiyorum ama hiç ihtimal vermiyorum şahsım adına buna. Sonuç Fenerbahçe'nin kazanacağını düşünüyorum, Galatasaray'da salona ısınma vs. gibi konuları aşabilirse bir Zafer hoca'nın anlamsız tam saha presinden kurtulurlarsa kazanırlar...

DOHA'da Şölen Başladı

WTA sezon sonu şampiyonlar turnuvası DOHA'da başladı. Tenisçilerin iki gruba ayrılarak mücadele ettiği turnuvada ilk gün Victoria Azarenka Jelena Jankovic'i 6-2 ve 6-3'lük setlerle 2-0 geçmeyi başardı. Diğer grupta ise Serene Williams Svetlana Kuznetsova'yı 7-6 ve 7-5'lik setlerle 2-0 geçerken bayağı zorlandı. Abla Williams ise bir diğer Rus temsilci Elena Dementieva karşısında hayal kırıklığına uğradı. İlk seti 6-3 kaznamasına rağmen sonraki setleri 7-6 ve 6-2 kaybederek korttan 2-1'lik skorla mağlup ayrıldı.

Grup maçlarında alınan setlerin ve sayıların dahi çok önemli olduğunu düşünürsek mücadelelerin üst seviye olması çok güzel gerçekten. Bugün Safina-Wozniacki maçını sabırsızlıkla bekliyorum, Eurosport sağolsun izleyebiliyoruz bunları.

27 Ekim 2009 Salı

Çaylak Kabusu

Bu seneki draftin çok da heyecan verici olmadığı kesindi. Bu kısırlıkta heyecan veren tek unsur Griffin'di ki Clippers organizasyonu bile onun bu sene ilk 5 başlamasının zor olduğunu söylüyordu. Her neyse yazın omuzundan geçirdiği sakatlık yüzünden, kampa 2 hafta kadar ara veren Griffin, bu sefer çok daha ciddi bir sıkıntıyla karşı karşıya kaldı. Diz kapağını kıran çaylak oyuncu 6 hafta sahalardan uzak kalacak. Bu süreçte en az 20 maç kaçırması bekleniyor. Bir çaylak için kabus gibi bir sezon başlangıcı desek yalan olmaz. Umarız sonu güzel olur sezonun...

Ölüm Gene Sahada Yakaladı

Bu tip haberleri girmekten nefret ediyorum cidden. Gencecik bir kalp neden aniden durur çözebilmiş değilim. İşin illa ki bir tıbbi açıklaması vardır ama daha 1 ay önce sözleşme imzalarken detaylı sağlık testinden geçen bir oyuncunun, soyunma odasında kalp krizi geçirip ölmesini anlayamıyorum cidden. Bu girişin ardından, yahu ne diyorsun kardeşim sen kim ölmüş, nerde ölmüş diyebilirsiniz. Kevin Widemond 1985 doğumlu genç bir guard. 1 ay önce Portekiz'in Ovarense takımıyla sözleşme imzaladı. Dün Academica karşısında ilk yarı 10 dakika sahada kalan Widemond'un, devre arasında taktikleri dinlerken soyunma odasında fenalaşıp yere yığıldığı ve orada hayatını kaybettiği söyleniyor. Klasik kesin ölüm nedeni için otopsi yapılacak lafları da cabası.

26 Ekim 2009 Pazartesi

Kenan Bu Sefer Geride Kaldı

Supersport kategorisindeki Dünya Şampiyonu Motosikletçimiz Kenan Sofuoğlu , sezonun son yarışı olan Portekiz GP'sini 2. sırada bitirmesine rağmen genel klasmanı 3. sırada tamamladı. Kenan'ın 3. olduğu bu kategoride şampiyonluğu Büyük Britanyalı Carl Crutchlow kazandı. Kenan SuperBike dönüşü biraz bocalamasına rağmen gene Supersport'ta kürsüye çıkmayı başardı. Önümüzdeki sene de Ten Kate Honda ile büyük başarılara imza atacağından şüphem yok.

Doktor Yine Şampiyon

Valentino Rossi Malezya GP'sini 3. sırada bitirerek son yarış öncesi 7. kez Moto GP, toplamda da 9. kez Dünya Şampiyonu olmayı garantiledi.

Bundan sonrası bilidnik şeyler zaten , yeni sezon başlayana kadar Rossi'nin Moto Gp'den F1'e geçip geçmeyeceğini tartışıp dururlar biz de izleriz, sonra sezonun ilk yarışında "Doktor" gene pistte. Acaba hangi pistte ama diye ilk ateşi ben atayım bari

25 Ekim 2009 Pazar

Kapattık


Malum derbi günü. An itibariyle Saracoğlu civarına doğru yola çıkıyorum, maç havasına erkenden girmek için. Haliyle yarın akşama kadar kendime gelebileceğimi sanmadığımdan biraz boşlamış bulunmaktayım burayı. Yarın akşamdan itibaren yeni yazılarla dönerim...

24 Ekim 2009 Cumartesi

Buyrun Cenaze Namazına

Oyak Renault kulübü hazırlık turnuvasında 5 maç ceza alan Cemal Nalga'nın cezasını doldurmadan kendilerine karşı oynatıldığı gerekçesiyle Basketbol Federasyonu'na itirazda bulundu. Şimdi işin komik tarafı şu, Federasyon yönetmeliğinde hazırlık maçlarında ceza alan oyuncuların bu cezayı hangi maçlarda çekeceğine dair bir ibare bulunmuyor. GS o cezadan sonra 5 hazırlık maçı yapmadı işin daha da komiği yaptıkları 2. ve 3. maçlarda Cemal Nalga oynamıştı. Ancak yönetmeliklerde cezanın ne şekilde uygulanacağı açık bir dille anlatılmadığı için bir sıkıntı oluşmuş durumda. OYAK yöneticileri buna ilişkin itirazımızı daha maç oynanırken yaptık diyorlar ve bugün de resmi olarak bilgi istemişler Federasyondan. Ben de açıkçası nasıl bir kılıf uyduracağını bekliyorum federasyonun...

23 Ekim 2009 Cuma

Bu Soygun Bitsin Artık


Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım yeni ihale en az 400m. Euro olmalı diyince geçen yıll Fenerbahçe ve Galatasaray'ın olmadığı bir şampiyonluk yarışını ballandıra ballandıra anlatan, ligin kalitesine öbgüler yağdıran Lig TV, birden bire bu ligin neresi 400 milyon demeye başladı. Halbuki dğeişen bir şey yoktu Bjk, TS ve diğer Anadolu kulüpleri aşağı yukarı geçen yıl ki pozisyonlarını koruyorlar bu hafayı baz alırsak. Bir tek Sivas var düşüşe geçen onun da sebepleri tez konusu olur. Her neyse yayıncı kuruluş lig kalitesinden bahsederken, çok değerli bir büyüğüm olan Ahmet Bedir Koyun bu konuda enfes bir araştırma yazısı hazırlamış, linkini yazının sonuna ekleyeceğim. Sadece çok çarpıcı bir iki istatisitiği buraya aktarıyorum devamını siz okursunuz.

-Her ay ödediğimiz 63 TL lık abone bedelinin 12 TL sını KDV olarak, 17 TL sını diğer vergiler olarak devlet alıyor. Geri kalan 34 TL sının 0,5 TL sını TFF alıyor, 29 TL sını Digitürk alıyor; Türk Futbol takımlarına ise 4,5 TL sı kalıyor. Ne güzel bir paylaşım olmuş.

- İspanya da havuz sistemi yok. Burada Federasyonun yetki verdiği yayıncılar ile klüpler sözleşme imzalıyor. Real ve Barcelona'ya yılda 150 şer Milyon Euro ödeyen İspanyol yayıncı kuruluş bu takım taraftarına maçları ayda 15 Euro ya satıyor.

-İngiltere de ise 2001 de 1,1 Milyar Pound olan yayın geliri bu gün 2 Milyar Euro’yu geçmiştir.
İngilizlerde 20-25 Euro arasında maçları ve paket yayınlarını izliyor.

- Türkiye de ise 2004 yılında 29 TL olan spor paketi aboneliği; en düşük paket esas alınsa bile TL bazında % 120 lik bir artışla 63 TL ye ulaşmıştır. 2004 yılında Euro bazında 17 Euro olan abone bedeli Euro daki % 25 lik artışa rağmen bile 30 Euro’ya ulaşmış durumdadır. 2004 yılında 308.000 civarında olan bireysel abone sayısı bu günlerde % 125 lik artışla 693.000 lere ulaşmıştır.

Yazının tamamına ulaşabileceğiniz link

Digiturk ve Lig TV Soygununa Kim Dur Diyecek

Ağır Geldiler

Daha önce burada Fenerbahçe Acıbadem'i izlemek zevk verecek demiştim. Gerçekten de bugün Burhan Felek'e çekişmeli ve güzel bir voleybol maçı izlemek için gittik. Şu kadar söylüyorum Ben bu takımın geçen yıl yaptığı tüm maçları izledim nerdeyse. Eczacıbaşı ile oynadııkları maçları da taraftar olarak bizzat hem iç saha da hem de deplasmanda takip ettim. Ve o muhteşem çekişmelerin yaşandığı maçlardan birini daha izlerim diye düşünürken rakibini adeta sahadan silen bir Fenerbahçe gördüm. Sadece ilk sette oyun olarak Eczacıbaşı'nın biraz üstünlüğü vardı ama onu da setin sonlarında kaybettiler. İkinci set resmen ezildiler, ben uzun yıllardır Eczacıbaşı takımının bu kadar basiretsiz kaldığı bir set görmemiştim. Üçüncü sette'de oyunun kontrolü ritmi Fenerbahçe'de oldu hep. Bu takımın Türkiye liginde bırakın maç vermeyi, set vermesi için bile ciddi konsantrasyon eksikliği ya da rakibi küçük görme gibi sebeplere ihtiyacı var. Cidden Fenerbahçe Acıbadem'in kadrosu bu lige ağır geliyor biraz. Umarız Şampiyonlar Ligi'nde başarılı olup Türkiye'ye yeni gururlar yaşatırlar.

Liu'dan Yeni Dünya Rekoru

2008'in altın madalyalı ismi Liu Zige, Bayanlar 200m kelebek stilde kendine ait olan rekoru yaklaşık 2 sn. daha geliştirdi. Çin'de yapılan ulusal şampiyonada elde ettiği 2.01.81'lik derece yeni dünya rekoru oldu. Nüfusu 1 milyar'ın üzerinde olan bir yerde bu kadar başarılı sporcu çıkması normaldir dyebilirsiniz, ama 70 milyon nüfuslu bir ülkede , Polonya kadar sporcu çıkartamamayı nasıl açıklarız onu ben de bilmiyorum...

Rezaletin Son Noktası

Efendim malumunuz Avrupa Ligi'nde ilk iki maçta GS'ın maçları şifresiz yayınlandı, üstelik Türksat üzerinden yayın alan uydu kullanıcıları da şifresiz izlemişlerdi o maçları. Bugünkü Fenerbahçe maçı için de yukarıdaki reklamı döndürüp durdu TNT kanalı ya da D-SMART diyelim. Bir Kablo Tv abonesi olarak bana bu maçı şifresiz izleyeceğimi söyleyip hatta onu geçtim DIGITURK abonelerinin de 54. kanaldan maçı izleyebileceğini söyleyip reklam yapıyorsun. Sonra maç başlayınca bunlar yayını kaçak yapıyor E adama sorarlar, kardeşim o zaman niye reklam yaptınız diye. Onu geçtim sen bu maçı karasal yayını olan bir kanal üzerinden vermek zorunda değil misin? İlla biz mi açıp öğretelim size o imzaladığınız yayın sözleşmesinin şartlarını...Ben senin spikerinin salak salak yasadışı yayın yapıyorlar diye ağlamalarını dinlemek zorunda mıyım. Tam atak yapılırken ortaya gelen D_SMART logosunu görmek zorunda mıyım. Parasını ödeyip TNT kanalının içeriğini de izleme hakkına sahip olduğum bir platform da sen benim yayınımı nasıl şifrelersin arkadaş...Şimdi Fenerbahçe taraftarı UEFA'ya şikayet maili atsa sen o yayın hakkını elinde tutabilir misin ? Yeter artık şu ülkedeki insanların iki kuruşluk futbol zevki var onun da içine edip durmayın... Yoksa o futbolseverler kutuları aynen aldıkları gibi vermesini bilirler.

22 Ekim 2009 Perşembe

Yeter Bogdan Tanjevic


Kendisini hem ulusal hem de Fenerbahçe coach'u olarak hep eleştirdim, yapmak istediği şeylerin Türk Basketbolu için geride kaldığını anlatmaya çalıştım yıllarca. Ama yok olmuyor işte 2+2=4 zorlasan da, çatlasan da, patlasan da 5 olmaz yani. Dün daha ilk çeyrek sonunda suratları düşüp maçı bırakan oyuncuları görmek istemiyorum ben artık, hoca mola'da taktik verirken yüzüne bakmayıp hocayı takmayan oyuncuları istemiyorum ben artık, hocanın çizdiği set varken kafasına göre penetre edip seni de sallamıyorum gibilerinden davranan oyuncu da görmek istemiyorum bu takımda. E bu kadar adamın böyle davranmasına sebep olan bir şey vardır elbet di mi. O zaman o sebep olan şeyi görmek istemiyorum bu takımda. Sevgili İlker'le birlikte - ki kendisinin maç değerlendirmesine buradan ulaşabilirsiniz- , çıldırmamak için zor tuttuk kendimizi. Ey hoca sorarım sana Rasim Başak'a sezon öncesi hazırlık maçlarında bile bu kadar süre vermedin, ne oldu birden kurtarıcın mı oldu. Tam oyuna ısınmışken Kinsey'i her zamanki gibi dışarı aldın gene. Artık ciddi ciddi oyuncuların iyi oynarsam kenara alıyor idare edeyim de oyunda tutsun diye düşünmeye başladığını düşünür oldum. Oyunun sonlarına doğru Gricek'i de 4 nmarada gördük ya o da yetti bize. Ya allah aşkına şu takıma gidip NCAA'den ya da NBA'e girememiş adamlardan 200-300 bin $'a bir 4 numara alsanız takımın havası değişir birden bire. 1 sene gözden kaçar anlarım, 2. sene alınmaz kıllanırım, 3. sene de aynı hatayı yaptığın zaman, sen bu takımı sabote ediyorsun hoca derim ...Ya da yapılan işlerden memnun değilsin istediğin adamlar alınmıyor diye intikamını bu şekilde alıyorsun herhalde. Aziz Yıldırım ile Doğan Hakyemez birlikte izlemişler maçı , gitti eter geldi beter durumuna düşmez inşallah bu iş. Son sözümüzde oyunculara , tamam hoca ile aranız iyi değil, içinizdeki oynaa şevkini kırıyor belki de haklısınız. Ama kendinize gelin beyler üzerinizde taşıdığınız forma FENERBAHÇE forması, formanın hakkını verin...

21 Ekim 2009 Çarşamba

Ölüm Kapıyı Çalınca

Yuri Ryazanov henüz 22 yaşındaydı. 6 gün önce Dünya Aletli Jimnastik Şampiyonasında bronz madalaya alarak Rusya tarihinin e büyük başarılarından birinie imza atmıştı. Neden geçmiş zaman ekinde yazıyorum bunları diyecek olursanız, bu genç atlet kardeşimiz geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetti. Kimbilir belki de doğduğu büyüdüğü yere gidiyordu kazandığı başarıyı kutlamak için. Hani hep trafik canavarı diyoruz ya, sadece bizde omuyor bu canavar demek ki.

20 Ekim 2009 Salı

Süper Kupa'da Sürpriz Yok

Bayanlar FIBA Süper Kupa mücadelesinin detaylarını burada vermiştim. Maç oynandı beklendiği gibi Spartka Moscow Region takımının bariz üstünlüğü ile geçilen mücadele 92-59 Spartak'ın üstünlüğü ile bitti ve böylece ilk Süper Kupa'nın sahibi oldular. Maçın skor kartını aşağıda bulacaksınız. Benim için sürpriz olmayan bir skordu, bu takıma Sue Bird, Diana Taurasi ve Lauren Jackson'da katılacak Spartak gerçekten yenilmez bir armada olma yolunda ilerliyor...


Yaşlılık Belirtileri



Bernie Amca durdu durdu gene bir bomba patlattı. Para insanı bozuyor derler, hiç beni bozacak kadar çok param olmadığı için bu konuya yorum yapamam. Ama olanları görüyoruz Bernie Ecclestone gibi... Malum Bernie Amca daha önce de Adolf Hitler ve Saddam Hüseyin için övgü dolu sözler söyleyerek şaşırtmıştı. Bu sefer de F1 efsanesi Ayrton Senna'nın ölümünün "F1 için iyi oldu" sözleriyle nitelendirdi. Hani aslında niyeti kötü değil, Ayrton Senna ölmeseydi F1 bu kadar ilgi çekmeyecekti demeye getirmiş ama, her şeyi söylemenin de bir adabı vardır yahu. Kendisinin yerinde olsam Ayrton Senna'nın ailesine ömür boyu bakarım servetimin bir kısmını veririm, ayda 1 kez mezarına gidip dua ederim. Hani Bernie Amca mantığıyla baktığımda bu lafın "F1 için iyi oldu"dan ziyade "benim için iyi oldu ölmese cebimi zor doldururdum ben " mantığıyla söylendiğine eminim. O kadar alfı geçti Bernie Amca'nın,bu karikatürle de görselini tamamlayalım yazının...

Süper Kupa Zamanı

Bayan basketbolda bu yıl ilk kez düzenlenecek olan Süper Kupa finalinde bir Türk takımının oynayacak olması güzel bir durum gerçekten. Gerçi karşısına rakip olarak Spartak Moskova'nın çıkması da br o kadar talihsiz bir durum ama yapacak bir şey yok. Rakibi anlatmaya gerek yok Fenerium turnuvası ile ilgili yazılarıma göz atarsanız orada anlattım rakibi zaten ki eksik kadrosuydu o turnuvada yer alan kadro. GS için de iyi şeyler söylemek isterdim, aslında söylerim de ama rakip Spartak Moskova olunca iyi olmak yetmeyeceği için bu maç için umudum yok açıkçası. Beni yanıltırlarsa ne ala. GS için değişik haberler duyuyoruz maddi konularla ilgili, Euroleague seviyesinde iyi bir kadro yaptılar bu kadroyu bu tip sorunlarla bozarlarsa yazık olur kanısındayım. Ayrıca iyi oyuncular aldılar ama bence kadroda Augustus gibi kritik anları oynayacak bir oyuncunun olmaması sıkıntı olacak onlara biraz. Belki o işi biraz Sophia Young'a yıkabilirler ama ne Leuchenko ne de Vecerova o sorumluluğu alacak oyuncular değiller. Neyse Spartak Moskova maçı iyi bir antrenman maçı olacaktır GS için.

19 Ekim 2009 Pazartesi

Prag'ın Galibi White



Snooker'da World Series Prag'ın finalinde Jimmy White Graeme Dott'u 5-3 yenerek şampiyonluğa ulaşmasını bildi. Snooker'da yeni heyecan Prestatyn'deki Masters turnuvası eleme turu maçları ile devam edecek.

Acaba Ne Diyecek

Burada futbola hiç yer vermemeye özen gösteriyorum, onun üzerine binlerce blog var çünkü. Ancak bugünkü basın toplantısı bu ülkedeki bir numaralı spor olan futbol'un geleceği açısından çok önemli. Sayın Terim'in neler söyleyeceğini cidden çok merak ediyorum. Aslında merak ettiğim Terim'in standart Türk mantığıyla Ahmet şunu yapsaydı, Mehmet böyle davransaydı başarılı olacaktık tadında bir konuşma mı yapacağı, yoksa ben şu şu şu noktaları eksik görüyorum, benden sonraki dönemde bunların giderilmesi lazım mı diyeceği. Hatta alternatif bir model de önerebileceğini düşünüyorum ben kendisinin. Fakat bir yandan da aslında hiç uğraşmasın, neden Almanya'daki lisanslı Türk futbolcu sayısı Türkiye'de ki lisanslı futbolcu sayısından fazla sorusunun cevabını bulsa her şey çözülecek zaten diye düşünüyorum.

18 Ekim 2009 Pazar

Spiker'in Çilesi

NTVSPOR'un başarılı spikeri Ersin Düzen'in Twitter hesabında paylaştığı bu fotoyu koymak istedim, Ali Sami Yen stadında NTVSPOR Radyo için maçı anlattığı yerin fotoğrafını çekmiş. Altına düştüğü not herşeyi açıklıyor zaten...

"NTV Radyo'dan maçı anlattığım yer. Top öbür yarı sahaya geçince dürbün kullanıyorum."

Button Abu Dabi'ye Bırakmadı

Sezonun finali InterLagos'ta oldu. Son yılların en ilginç birinci turunu yaşadık, bir anda önde arkada birbirine giren araçlar oldu. Bu kaza tufanında Sutil, Alonso ve Trulli yarış dışı kaldı. Her neyse işin teknik detayının yazıldığı elli tane blog bulunur muhtemelen. Ben sadece yukarıdaki fotoda Button'ın yüzündeki ifadeye dikkat çekmek istiyorum, şampiyonluğu istediğini tüm yarış boyunca gösterdi zaten bu da onun yüzüne yansımış hali. Tebrik edelim kendilerini öznümdeki sezon yeni kurallarla yeni heyecanlarla buluşacağız zaten. Bir tırnak da Kobayashi için açalım, bir an Montoya geri dönmüş sandım valla onu izlerken , eğer ki kaybedecek bir şeyim yok diye böyle yarıştıysa iyi, yok genel tarzı bu ise seneye çok heyecan katacağı kesin F1'e

Bu Takım İzlenir

Efendim bilen bilir , iyi bir Fenerbahçeliyimdir. Ancak burada mümkün mertebe tarafsız yazılar yazarım zira derdim, taraf olmak değil kıyıda köşede kalmış kimsenin ilgi göstermediği alanlardan ahberleri taşımak. Voleybol için bunu demek mümkün değil, ancak bugün Galatasaray karşısında izlediğim Fenerbahçe Acıbadem için bir iki şey söylemeden geçemeyeceğim. Kadro olarak muazzamlardı zaten , yapılan transferlerin isimlerinden belliydi. Sahaya nasıl yansıyacak diye merak ediyordum bu kadro. Gerçekten muazzam bir uyum içerisinde oynadılar, Galatasaray'ı sürklase ettiler desek yeridir. Galatasaray zayıf bir takı olduğundan mı ; asla. GS'de bu yıl çok iyi bir kadro kurdu ve ben ligde çok sürpriz yapacaklarına inanıyorum. Ama bu Fenerbahçe cidden bambaşka , Gamova ve Osmokrovic gibi iki ustayı sahada izlemek bir voleybolsever için rüya gibi. Taraflı tarafsız herkesin bu yıl Fenerbahçe'yi takip edeceğini düşünüyorum ben özellikle de Avrupa Ligi maçlarında çok keyifli mücadeleler izleyeceğimize eminim.

17 Ekim 2009 Cumartesi

Yağmurun Sesine Bak


Brezilya GP'sinin sıralama turlarının galibi yağmur oldu. Sürekli ara verilen turlarda yağmurun azizliğine uğrayan pilot sayısı aldı başını gitti. Tüm bu olumsuz şartlara rağmen Barrichello pole position'ı kapmasını bildi. Dünya Şampiyonluğu için yarıştığı Button'ın 14. sırada start alacak olması da onun için umutlarını Abu Dabi'ye taşıma yolunda büyük bir avantaj olacak. Yağmur bu formuyla devam ederse bütün yarışı etkileyeceğe benziyor, bakalım görelim ne olacak.

Bahri Dünya Şampiyonu

Tekvando herkesin sevdiği bir spor değil, ben de çok ilgilenmezdim bu sporla ancak ilk olarak Atina olimpiyatlarında Bahri Tanrıkulu gümüş madalya aldığında ilgimi çekmişti. Daha sonra kendisini girdiği büyük turnuvalarda takip ettim. Bahri hep Amerikalı Lopez'le karşılaşıp dudu bunların hepsinde. Bu sene siklet değiştirip 87 kg'a geçti ve 2007'de ki şampiyonluk ünvanını korumayı başardı. Yarı finalde İran'lı rakibini yenen Bahri finalde İtalyan rakibini de geçerek Dünya Şampiyonu oldu. 2004'den yana katıldığı tüm büyük yarışlarda madalya kazanan Bahri'yi acaba kaç satır haberle göreceğiz yarın gazetelerde merak ediyorum...Bu arada bayanlardaki temsilcilerimizden Furkan Aydın'da Bronz madalya kazadı.

Tekvando'da İki Bronz

Dünya Tekvando Şampiyonası Kopenhag'da başlamış bulunmakta. Dün mücadele eden üç sporcumuzdan ikisi bronz madalya kazandı. Olimpiyatların da bronz madalayalı ismi olan Servet Tazegül , Yarı Final'e kadar çok iyi gelmişti ama burda İran'lı Motamed'e yenilip bronz'da kaldı ki Motamed daha sonra Altın madalyayı da kazandı zaten. 63 kg'da da Cem Uluğnuyan yarı final'de Kore'li Lee'ye yenilerek bronz madalya da kaldı. Günün tek üzücü haberi bayanlar 53 kg'da Sibel Yıldırım'ın Kazak rakibine yenilip elenmesi oldu. Bugün bayanlar 46 kg'da Rukiye Yıldırım,Erkekler 54kg'da Remzi Başakbuğday,87 Kg'da Bahri Tanrıkulu ve programda Bayanlar 73 kg Furkan!!! Aydın yarışacak. Bu nasıl oluyor demeyin ben de şaşırdım, listeyi mi yanlış yazdılar dedim diğer sporcuların isimleri gayet bayan ismiydi valla. Kendi adımın bir bayana verildiğine ben de ilk kez şahit oluyorum.

Turnuva ile ilgili çok hoş görsellere ulaşmak için burayı , hatta web tv üzerinden maçları izlemek için de burayı kullanabilirsiniz. Oldukça başarılı bir turnuva web sitesi olmuş bence.

15 Ekim 2009 Perşembe

Galiptir Bu Yolda Mağlup


Tekerlekli Sandalye Baksetbol Milli takımımız finalde İtalya'ya kaybetti. Kimin umurunda acaba, bugün o salonu dolduran Adana'lıların umrunda mı acaba. Bu ülkede engelli olarak yaşamanın zorlukları ortadayken, yılmadan mücadele edip tekerlekli basketbol gibi zor bir alanda bu başarıya imza atan oyuncuları alkışlayan herkesin de böyle düşündüğüne eminim. Hayata karşı attıkları en güzel sayıyı alkışlıyorduk bugün bu oyuncuların, madalyanın rengi gümüş olsa ne yazar, hepsinin pırlanta gibi yüreği varken.

Kim Demiş Engelli Diye

Tekerlekli Sandalye Basketbol Milli Takımımız Adana'da yapılan Avrupa Şampiyonası'nda İngiltere'yi yenerek finale çıktı. İngiltere'nin yarı finale kadar hiç mağlubiyet almadığını da belirtelim bu arada. Şimdi güzel birşeyler yazmak istiyorum ama inanın aklıma bir şey gelmiyor. Yani şu takım birinci turda bile elense ne farkeder acaba. Engellere aldırmadan, hayata tutunan bu çocukları ne kadar alkışlasak az. Final maçını bugün 14:30'da İtalya ile oynuyoruz, TV'den canlı yayın olmayacak buradan canlı skora ulaşılabilir.


13 Ekim 2009 Salı

İpek-Yaroslava 7. Kez Çeyrek Finalde

Şu tenisçilerimizin başarıları ile ilgili haberleri girerken o kadar mutlu oluyorum ki anlatamam. Çocukluğumdan beri TRT3'ün karşısına dikilip Steffi Graf-Maritna Hingis ve Agassi - Smapras çekişmelerini izleyen biri olarak, bu haberler bana ilaç gibi geliyor. Her neyse konunun özüne dönelim. İpek kızımız partneri Shvedova ile birlikte Çin'li rakiplerini 2-0 yenereke WTA OSAKA HP OPEN'da çeyrek finale kaldı. Bu sene WTA TOUR kapsamındaki turnuvalarda 7. kez bu başarıyı tekrarlıyorlar. Çeyrek finaldeki rakipleri Chanelle Scheepers ve Abigail Spears ikilisi
olacak. Şimdiden başarılar. Bu arada turnuva sponsoru HP'ye de selamlarımı iletiyorum burdan hayatımda gördüğüm en berbat official web sitelerinden birini yaptıkları için.

Şüpheli Ölüm

Frank Vandenbroucke Belçika'nın yetiştirdiği en iyi bisikletçilerden biriydi. Aslında iyi giden bir kariyeri varken, önce doping skandalı ile sarsıldı. Sonrasında bir ara uyuşturucu ile ilgili davada yargılandı. 2007 yılında eşinden ayrıldıktan sonra intihara teşebbüs etti. Aslında çok daha iyi gidebilecek bir kariyeri varken bir anda tepetaklak olmuş bir insan haline gelmiş diyebiliriz. En son tatil için gittiği Senegal'de otel odasında ölü bulundu bugün. Yetkililer intihar olasılığı üzerinde dursa da , henüz resmi olarak açıklanmış bir ölüm nedeni yok. Dopingle mücadele konusundaki yöntemleri; sürekli tartışılan bir spor dalında yarışan Vandenbroucke'yi, bu noktaya getiren şeylerin başlangıcının doping olması ise çok manidar.

Herminator'ün Vedası

İki gündür biraz boşlamıştım, anca vakit buldum bir şeyler karalayabilmek için. Aslında gündem de iki üzücü bir tane de bizim için iyi haber var. Önce kötülerden başlayalım. Herman Maier ismi Alp Disiplini denilince kayakseverlerin aklına ilk gelen isimdir. 4 Dünya Kupası Şampiyonluğu, 1 Olimpiyat Altın Madalyası, 3 kez Dünya Şampiyonu ve Dünya Kupası yarışlarında 574 birincilik. Bu muhteşem bir kariyer elbet bir yerde sonlanacaktı, İşte bugün o en zor açıklamayı yaptı Maier. Gözleri doldu toplantıyı yaparken. Alp Disiplininden bir yıldız hem de ne yıldız ama diyebileceğimiz türden bir sporcu kopmuş oldu böylece. Umarız yeni Maier'ler yetiştirip bizlerin izlemesine olanak sağlar.

12 Ekim 2009 Pazartesi

Robertson İbriğe Ulaştı

Başlığa bakıp ne oluyor kardeşim ne ibriği diyebilirsiniz. E benim suçum değil Snooker Glasgow GP'sinin birincilik kupası gelenekselleşmiş bir şekilde bu ibrik yani. Her neyse özel sebeplerden dolayı , maçı bölük pörçük olarak çok fazla seyredemesemde, gecenin bir köründe maçın sonuna yetişebildim. Gerçi ben yetiştiğimde Robertson işi bitirmişti ama olsun. Harika bir mücadelenin sonunda Robertson, Ding'i 9-4 yendi. Gerçi sabah seansında ki çekişme devam eder sanıyordum ama, Ding sabahki performansını taşıyamadı akşama. Robertson ibriği aldı, 70.000 £ para kazandı falan hepsi boş bunların. Maçtan sonra yaptığı konuşmada bu şampiyonluğu Chloe'ye armağan ediyorum dedi. İlk başta sanırım herkes kız arkadaşı falan sandı fakat sonradan konuşmaya devam edince, Chloe'nin kanser hastası olan bir kız olduğu ve Robertson hayranı olduğu, hatta bu turnuvayı izleyeceği ancak maalesef ömrünün buna yetmediğini anlattı. Başarılı bir sporcu olmak tabiki de çok önemli bir meziyet, ancak başarılı sporcuları büyük sporcular ya da efsane sporcular yapan, bu tip şeyler işte. Robertson'da hem bilardo masasında gösterdiği performansla, hem de bu tip davranışlarla bu yolda emin adımlarla ilerliyor.

Saatin Azizliğine Uğramak


Valla sabah uyku sersemliğini atamadan yazı girince böyle şaşırıyorum işte, sizlere Çin Açık'ta finalin öğleden sonra oynanacağınnı söylerken Resmi Site'de yazan saatlerin çin saatlerine göre olduğunu unutmuştum. Haliyle ben sizlere bakalım ne olacak derken , Djokovic Marin Cilic'i yenmekle öeşguldu mesela. Üstüne de Kuznetsova çok da zorlanmadan Radwanska'yı geçti. Böylece Çin Açık'ın sonuna geldik. Arada böyle saat kaymaları olabiliyor idare edin diyerek sizi Djokovic'in sempatik sevinci ve Radwanska'nın Kuznetsova'ya hediye ettiği oyuncak ile bş başa bırakıyorum.


11 Ekim 2009 Pazar

Çin Açık'ta Final Günü

Çin Açık Tenis turnuvasının son gününe geldik. Sabah seansında yapılan çiftler finallerinde; erkeklerde Bryan kardeşler Roddick-Knowles'ı , bayanlarda da Shuai Peng - Su Wei Hsieh; Alla Kudryavtseva - Ekaterina Makarova çiftini yenerek şampiyojluğa ulaştılar. Marin Cilic'in ardından turnuvanın 2 numaralı seribaşısı olan Novak Djokovic, Robin Soderling'i eleyerek finale adını yazdırdı . TSİ ile 16:30 gibi başlayacak bu maçı sanırım Eurosport naklen verecektir. Akşam 20:00'de de bayanlar finalinde Agnieszka Radwanska - Svetlana Kuznetsova ile karşılaşacak. Kısacası tenisseverler için - yani bu ben oluyorum en başta - harika bir gün bizi bekliyor. Bu arada aklım Glasgow'da Neil Robertson- Ding Jin Hui maçında kalmayacak dersem de yalan olur.



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...